fbpx
İş

İş Dünyasında İnovasyon: Etkili İletişim Kurmanın 3 Yolu

İş dünyasının önünde inovasyon konusunda birçok farklı engel vardır. Ancak genellikle zamana ve kaynaklara odaklanma eğiliminde oluruz.

  • Yaratıcı bir yeteneğe sahip misiniz?
  • Finansal desteğiniz var mı?
  • Gelir elde ederken hala yenilikçiliğe odaklanacak ekibe ve zamana sahip misiniz?
  • Fikirlerinizi desteklemek için hangi araçlara ve teknolojiye ihtiyacınız var?

Liste bu şekilde devam etmektedir. Ancak iş dünyasında başarılı bir yenilik için çok önemli bir faktörü göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu hemen hemen birçoğumuzun endişelenmesi gereken bir durumdur. Cevabın iletişim olduğunu zaten biliyor olmalısınız.

İletişim, yenilikçiliğin önemli bir parçasıdır. Başlangıçtan bitime kadar etkisini göstermektedir. Organizasyonun içerisinde veya dışarısında iletişimin katkısını görebilmek mümkündür.

Etkili İletişim Kurmanın 3 Yolu

İnovasyonu İletmek

Başarıyı sağlamak için inovasyonu etkili bir şekilde iletmeniz gerekmektedir. Bunun için başarılı bir şekilde kullanabileceğiniz tüm yollara göz atmalısınız.

Dahili iletişim:

  • Kurum içinde, bir organizasyon inovasyon ile görevli bir ekibe başlangıçta çok bulanık veya dağılmış bir vizyon vermelidir. Fikri bir plana çevirmek için kelimeler kullanmalısınız.
  • İnovasyon süreci boyunca daha büyük bir ekiple, kimin, neyin, ne zaman, niçin ve nasıl iletişim kuracağına dair bir plan olmalıdır.
  • İnovasyonun sonunda, inovasyonun başlamasını ve organizasyonda ilişkili değişimi etkin bir şekilde tanıtmak, geçişi sağlamak ve yönetmek için bütünleşik bir iletişim stratejisi olmalıdır.

Dış iletişim:

  • Dışarıdan, yeniliği müşterilerle rezonansa sokacak ve dünya görüşlerine ve günlük yaşamlarına olumlu bir katkı olarak görmelerine yardımcı olacak şekilde açıklamanız gerekmektedir.
  • Tüm nüansları ve bununla ilgili taktiksel ayrıntıları içeren bir pazara girme stratejisine sahip olmanız gerekmektedir.

Bu çabaların hiçbirisi kolay değildir. Özellikle iletişim kurmanız gereken kelimelerle, çevirmeye çalıştığınız fikri doğru bir şekilde ifade edemiyorsanız çok büyük sıkıntı yaşamanız mümkündür.

İşletmelerde İnovasyon ve Birinci Dünya Dilleri Problemleri

Örnek olarak dünyasına göz atabilirsiniz. İletişim son on yılda muazzam bir şekilde büyümüş ve değişmiş durumdadır. Yirmi yıl önce, sektörümüzdeki birisine PESO modelinin ne olduğunu sorsaydınız bunun bir Meksika ekonomik modeli olduğunu söylerlerdi.

Aynı şekilde, artık kendimize ne diyoruz? Biz iletişimci miyiz? Kendimize pazarlamacı mı demeliyiz? Dijital miyiz? İş danışmanları olabilir miyiz?

Her birimiz kendimize farklı bir şey diyoruz ve bunlardan hiçbiri müşterilerimiz için ne yaptığımızı açıkça belirtmemektedir. Hangisinden bahsettik? Ne yapıyoruz? Halkla ilişkiler? Medya ilişkileri? Dijital pazarlama? İş geliştirme? Entegre iletişim? Başka bir şey?

Herhangi bir şekilde adlandırma yapabilirsiniz. İşletmelerin müşterileri için neler yaptığını bildirmekle görevli olan bir ekibiniz olmalıdır. Çünkü ne yaptığınızı kendinize ve müşterilerinize iletmeniz zar zor gerçekleşecek bir şeydir.

Ne Yapıyorsunuz?

Daha da zahmetli olan durum, yaptığımız şeyi tanımlamak için dahili olarak kullanabileceğiniz kelimeler, genellikle harici olarak hiçbir şey ifade etmeyecektir.

Bir müşteriyle görüşüp “entegre iletişim” veya “PESO modeli” gibi şeyler söylerseniz insanlar size boş bakışlarla bakacaklardır. Entegre bir iletişim programı sunduktan sonra “fikirlerinizi seviyoruz ama henüz orada değiliz” veya “aklımızdan daha fazlası” diyen bir potansiyel müşteri duydunuz mu?

Tepkileri büyük olasılıkla “henüz orada olmadıkları” için değil, ne hakkında konuştuğunuzu tam olarak anlamadıkları için ortaya çıkacaktır. “Henüz orada değiller” çünkü bir dil boşluğu söz konusudur. Onlar eski PR diline alışkın durumdadırlar.

Şimdi tamamen yeni bir lehçeyi konuşuyoruz. Bu dil, işletmelerin anlayabileceği şekilde tam olarak tanıtılmış veya çevrilmiş değildir. İnovasyonun yaratılması ve benimsenmesi (hem müşterilerimizin hem de kendimizin) boşlukta gibi durur çünkü çeviri sırasında anlamı kaybolur.

İş Dünyasında Etkili İletişim

İş Dünyasında İnovasyonun Arkasındaki Dil Gecikmeleri

Örneğin, Netflix’in orijinal dizilerini tanımlama konusunda bir mücadelesi söz konusudur. Gerçekten onları “dizi” veya “bölüm” olarak adlandırmak mümkün değildir. Çünkü bir kerede çıkarılmaktadırlar. Ancak aynı amaca farklı bir şekilde hizmet etmektedirler.

Onları tanımlamanın tek yolu arkaik dili kullanmaktı ama bu tam olarak duruma uygun bir çözüm değildir. Birçoğumuz bu tuzağa düşmüşüzdür. Yeni işlemleri ve kavramları denemek ve ifade etmek için eski dili kullanmaya çalışırız.

Aynı şekilde, yeni kavramları görsel olarak iletmek için eski ikonları kullanırız. Örneğin, arama için büyüteç, kaydetmek için disket, e-posta için zarf gibi.

İş dünyasında yenilik, onu ifade etmek için dil gerektirir. Ancak dilin uyumlu olabilmesi için yenilik gereklidir. Bu değişikliği destekleyen dili bilmiyorsak, bir alışkanlığı, sistemi veya süreci değiştirmek oldukça zordur. Bu nedenle eski dil yeniliğe engel teşkil etmektedir.

Dil Bağlantıları

Aynı zamanda, kelimelerin çoğu zaman, anlayış yaratmak ve gerçekten bir şeylerin olmasına izin vermek zorunda olması dolayısıyla iş dünyasında yeni kavramları ve inovasyonu tanımlamak için eski dili tamamen bırakamayız.

Rezonansa giren ve bağlantı sağlayan bir çerçeve oluşturmak için eski dili bir bağlantı olarak kullanmalıyız. Bu yüzden  PR endüstrisi örneğine dönersek, onlara kim olduğumuzu anlatabilmek için bildikleri dili kullanmak zorundayız. Bu, ilk sınıflandırmada onlara yardımcı olacaktır.

İnovasyonu İletmek İçin Üç Adım

Ancak kendimizi başkalarının sınıflandırmalarına hapsetmek istemeyiz. Bu nedenle, izleyicilerimiz için önemli olan şeyler bakımından yaptıklarımızı tercüme etme sorumluluğu bizimle iletişim halindedir. İşte bunu başarmanıza sağlayacak üç farklı adım vardır.

Sürece Değil Sonuçlara Hitap Edin

Birine henüz bilmediği, güvenmediği veya anlamadığı bir sistemi satamazsınız. Satabileceğiniz şey, arzu ettikleri bir sonuçtur. Ardından, sonucun neden sizin inovasyonunuzla ilişkili olduğunu anlamalarına yardımcı olmak için geriye doğru çalışmak için çaba göstermelisiniz.

Teşviki Anlayın

Aynı şekilde, davranış değişikliğini motive edebilecek teşvikleri de anlamak önemlidir. Genel olarak teşvikleri üç şekilde sınıflandırmak mümkündür:

  • Ekonomik
  • Sosyal
  • Manevi

İnovasyonunuzun bu kategorilerin her birinde nasıl bir teşvik sağladığını ve hedef tüketiciniz için nelerin öncelikli olabileceğini anlamalısınız.

Bilişsel Önyargıyı Düşünün

İnovasyonu iletirken ortaya çıkan bilişsel önyargılar vardır. Ne olduklarını ve bunların üstesinden gelmek veya bunlarla çalışmak için nasıl bir iletişim stratejisi geliştirebileceğinizi düşünmek için planlamaya zaman ayırmalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı