fbpx
blogPazarlama

İKİNCİ BEYİN; BAĞIRSAK!

Vücudun en büyük bağışıklık sistemi bağırsaklarda yer alıyor.

Stres ise bağırsakların en büyük düşmanı.

Beyinden sonra en fazla sinir hücresine sahip olan organımız bağırsaklarımız.

Beyin-bağırsak ilişkisi, bağırsak düzeni,  mikrobiyota (bağırsak florası) , probiyotiklerin önemi ve bir kaç tarif ile Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Hilal Mutlu ile beraberiz.

 

Hipokrat’ın “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar, bağırsak hasta ise vücudun geri kısmı da hastadır ”  sözünün önemi son 25 yılda anlaşılmış ve  bağırsak mikrobiyotasına gereken önem verilmeye başlanmış.

Beslenme ve Diyatetik Uzmanı Hilal Mutlu;  ” Milyonlarca yıldır birlikte yaşadığımız ve kullandığımız bakterilerin; bağırsaktaki kolonizasyonunu sağlığa fayda sağlayacak şekilde değiştirme çalışmaları hızla artmış, probiyotik, prebiyotik ve sinbiyotiklerle daha çok ilgilenilmiştir. Bağırsak kolonizasyonunun düzelmesiyle hem hastalıkların tedavisi hem de önlenmesi mümkündür. Akut veya kronik ishalin, yüksek kolesterolün, laktoz intoleransının tedavisinde veya diş çürüğünün önlenmesi gibi daha birçok durumda kullanılmaktadır. Kişilerin kendini aç bırakması veya fazla beslenmesi yani beslenme düzenini değiştirmesi mikrobiyota çeşitliliğini ve kompozisyonunu değiştirmektedir. Günlük beslenmeye eklenen paketli ürünler, şeker içeriği yüksek besinler bağırsak mikrobiyatımızı olumsuz  yönde etkilemektedir”, derken sohbete farklı bir başlık ile devam ediyoruz.

 NEDİR BU PROBİYOTİKLER VE  PREBİYOTİKLER?

Probiyotikler, ağız yoluyla alınan sindirim sisteminde belli sayılar bulunan ve insanda yararlı etkiler oluşturan canlı mikroorganizmalardır. Probiyotikler anne sütünde, yoğurt, fermente süt, peynir, kefir, kımız gibi gıdalarda doğal olarak bulunur.

Prebiyotikler ise, üst gastrointestinal sistemde sindirime uğramadan kalın bağırsağa ulaşabilen ve orada bulunan probiyotik bakterilerin çoğalmasını, aktivitesini teşvik eden ve insan sağlığını olumlu etkileyen besin maddelerine denilmektedir. Lifli sebze ve meyvelerin içerisinde prebiyotik bulumaktadır. Probiyotik ve prebiyotiklerin aynı anda diyete eklenmesini önerilir. Örneğin yoğurdun yanında kepekli galeta veya lifli bir meyve probiyotiklerden daha iyi yararlanılmasını sağlamaktadır.

Fermente edilen ürünler bağırsak dengesi için önerilir mi? Tüketimi konusunda bilgi alabilir miyiz?

Besinlerin fermentasyonu tamamlandığında vücut tarafından kolay sindirilebilir hale gelir. Fermentasyonla besin değerlerinde olumlu değişmeler gözlenir. Fermente besinlerde bulunan yararlı bakteriler sindirim sistemini destekler. Fermente ürünlerin antimikrobiyal, antioksidan, probiyotik, kolesterol düşürücü ektilerinden dolayı mutlaka diyete eklenmesi önerilmektedir. Fermente besinlere en iyi örnek; kefir, turşu, tarhana, boza verilebilir. Ancak tansiyon, şeker, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar bu besinlerin tüketimine dikkat etmelidir.

Mikrobiyatayı (bağırsak florası)desteklemek adına mevsim gıdalarını içeren pratik bir tarif verebilir miyiz  lütfen:)

Günlük beslenmenizde ara öğün olarak tüketebileceğiniz metabolizmayı hızlandıran, şeker isteğinizi bastıracak bağırsak dostu harika bir tarif ☺

Kayısılı, Kakaolu, Chia Kefir Puding

Malzemeler:

3 adet taze kayısı

1 çay kaşığı kakao

1 su bardağı  kefir

3 yemek kaşığı chia

1 çay kaşığı hindistancevizi yağı

Hazırlanışı:

Ufak ufak doğradığımız kayısıyı, kakaoyu ve kefiri bir kaseye koyuyoruz. İçerisine chiayı ekleyerek kapağını kapatıp buzdolabında ortalama 5 saat bekletiyoruz. Beklettiğimiz karışımıa son olarak Hindistan cevizi yağını ekliyoruz. 

Yazın ferahlatacak nefis bir smootie tarifi;

Yaban Mersinli, Naneli Kefir Smoothie 

Malzemeler:

1 su bardağı kefir

1 yemek kaşığı yaban mersini

1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri buz küpleri ile birlikte istediğimiz kıvama gelene kadar blenderdan geçiriyoruz.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı